SON SÖZÜM ANNEM
Hayat ne güzeldi ilk basamaklarinda ne kadar toz pembeydi ilk adimlarinda, hiçbir sorumluluğun olmadan yarinlari düşünmeden, günü yaşayip misketlerinin ve bezden yapilmiş bebeklerinin çokluğudur tüm derdi o yaşta . Gün boyu oynarsin akşama doğru babani bekleyip yolunu gözlersin. Annenin tüm itirazlarina rağmen yinede eve geç gelmekte israr edersin , annenin asik suratina bir tebessümle baktin mi içini eritirsin ve ellerini yika gel en büyük ceza olurdu sana ne güzeldi 9 10 yaşlar bezden bebekleri annenin tencere tavasini habersizden alip kendi dünyasinda mutfak yapip büyüklerin o halini taklit etmek ne güzeldi içindeki, dünya ne kadar büyüktü ki siğdira biliyordu tüm gördüklerini.hayat böyledir o yaşlarda
Küçük Sabiha?da içinde öyleydi hayat, içine siğdiramadiği bir yaşam vardi her çocuk gibi oda kendi dünyasinda kimi zaman kayboluyordu, farkli yani hiper aktif bir çocuktu bu hali çevresindeki yetişkinler tarafindan çok iğli ve sevgi toplamasina yol açiyordu bazen büyüklerinden duymak istemediği sözcükler duyuyordu ,bunun nedeni o yaştaki çocuktan beklenmedik bir şekilde soru sormasiydi çevreye ve yaşadiği dünyaya olan meraki onun o yaşta kendi yaşitlarina göre birkaç adim öne taşiyordu. Annesi ve çevresindeki insanlar ona kisaca sabiş diyorlardi .sabiş hayat dolu bir piti ,piti bir kizdi her bulunduğu ortami neşelendirecek kadar sevgi doluydu. Peki hayat onun için hep güzel anilarla mi doluydu ! çok aci ki hayir .
Yalova?nin küçük bir kasabasinda mütevazi bir yaşam sürmekteydi ailesi ile birlikte,Cuma günü okuldan çikmiş eve gelmiş ve yine annesine olmadik sorular soruyordu, annesi de -bak şabiş eğer uslu durursan yarin seni düğüne götüreceğim der. Bunu duyan sabiş?in gözleri parildar onun için müthiş bir eğlencedir çünkü orada elma şekeri satan saticilar doyasiya koşa bileceği bir bahçe ve bir sürü insan olacakti, sesizce tamam anneciğim dedi ve sakin bir şekilde televizyon seyrederek babasini beklemeye başladi , babasini beklemesinin ayri bi nedeni vardi çünkü anneler günü Pazar günüydü ve babasi eve dönmüş sabiş annesine hediye edeceği ipek eşarpi gizliden odasina koymuştu düğün dönüşü verecekti annesine?
Cumartesi 19:30
Akşam olmuştu artik en güzel elbisesini giymiş ve annesinden gereken ihtarlari almiş hazirdi gitmeye.Kasaba düğünü olduğundan genelde bahçelerde kirlarda açik havada olurdu. Annesinin elinden tuttu ve karşi koşmuşlari ile birlikte yavaş , yavaş düğüne doğru yöneldiler. Bulmalari hiçte zor değildi . zaten kasaba ufak bir yer olduğu için düğünün sesi evlerine kadar gelebiliyordu. Evlenen çift fazla bir çevresi yoktu ama kasaba her düğünde olduğu gibi yine o düğünde de evlenen çiftleri bu mutlu günleride yalniz birakmamişti bahçe alabildiğine doluydu müziğin sesi ile etraflarini çeviren kasabali içeninde oynayan gençler kenarda sandalyede yer bulmaya çalişan yaşlilar bir köşede de özenle süslenmiş bir masada oturan bir çift vardi sabiş ve annesi kiyida bir yer buldular ve annesi oturdu sabiş annesinin önünde duruyordu ve elma şekeri almak için biraz zaman geçmesini bekliyordu ve istediği izni alir almaz koştu bir tane elma şekeri aldi ve düğünün ortasinda koşa koşa annesinin yanina geldi ve ?anne bu elma şekeri ağacindan neden bizde dikmiyoruz dedi? annesi tebessümle kizim o zaman bu amca nasil çocuklarina bakar dedi sabiş haklisin anne bir tek onun bahçesinde var sanirim bu ağaçtan dedi.
Biraz zaman geçtik ten sonra kasaba ve köy düğünlerinde adet sayilabilecek bir olay yaşaniyordu belinde silahi olan erkekler teker, teker çikariyor gökyüzüne doğru silahlarini ateşliyorlardi. Bu birkaç kişi ile başlamiş ve belinde silahi olan tüm erkekleri sarmişti . bazilari aldiklari alkolün etkisi ile ne yaptiğini bilmiyor ağalarla doğru kurşun atiyor ve büyük bir maharetmiş gibi çevresindekileri ne kaba bir tabirle hava atiyordu. işin sorumsuz tarafi silahtan çikan kurşun kovanlarini toplayan çocuklara kimse bir şey demiyor sicak kovanlari eline alan çocuklar sevinçle çeplerine dolduruyorlardi ( biz yetişkinler maalesef ki böyle örnek oluyoruz yarinlarimizi geleceğe taşiyan çocuklarimiza ) annesi sabişin elinden tutuyor silah atilan tarafa doğru gitmemesi için durmada uyariyordu sabiş çok merakli biri olduğu için oradaki yaşanan olayi yakin ir görüş acisindan seyretmek istiyor ve orada buluna çocuklari görünce annesinin itirazlarina anlam veremiyordu bir ara annesi yanindaki komşusu ile konuşurken sabiş o tarafa doğru gitti çevresinde kovan toplayan çocuklara bakiyordu ama o silah sesinden ellerini kulaklarina kapamiş olanlari seyrediyordu.orada bulunan insanlar bir birbirleri ile yarişircasina havaya ateş ediyorlardi. içlerinden biri silahini havaya doğru çevirdi ve birkaç tane mermi ateşledi sonra parmaklari tetik?e basiyor ama silah ateş almiyordu , silah tutukluk yapmişti acemi bir tavirla silahini yere doğru doğrultu ve mekanizmasi ile oynamaya başladi silahin namlusu yere doğru bakiyordu silah tutukluk yapti diye kendi kendine kizarken birden silahin mekanizmasini kendine doğru çekti namlun ucu biraz yukari kalkmişti ve mekanizmasi elinden kayinca silah ateş aldi o kalabalik ve silah sesinden merminin adresi ilk bi kaç saniye belli olmadi sonra aci bir ses yankilandi müzik ve silah sesleri altinda ? annem? diye sonraki birkaç saniye tüm hayat durmuştu adeta müzik susmuş silahlar ateşlenmiyordu ,bu gecenin sessizliğini sabişin annesinin çiğliklari bozuyordu silahtan çikan mermi sabişin kalbine gelmiş en güzel en beğendiği elbisesinden kanlar akiyordu ve ayak bastiği toprağa yiğildi , hastaneye bile götürmeden küçücük sevinç ve merak dolu kalbini oracikta temsim etti.
Bu kötü olayin kahramanlarindan sabişin katili birkaç sene hapiste yatip çikti umumi yerde dikkatsizce ateşli silah kullnak ve ölüm?e sebebiyet vermekten uzun bir ceza aldi ama iyi halden olay aninda alkollü olmasindan ve ceza indiriminden yaralaninca birkaç senede çikti.
Bir diğer kahramani evli çitlerdi her sene evlilik yil dönümlerini kutlamak yerine sabişi ziyarete gidiyorlar.
Sabişin annesi , kizinin tabutunun üzerine beyaz bir duvak ve kendisine aldiği ipek eşarp?i koymuştu .cani kizini toprağa verirken herkesin içini yakan ağitlar yakti -ben öleydim kizim . deyip toprağa sarilmasi yok mu o anda, ne kadar taş kalpli , ne kadar vicdansiz olursa olsun bir insan o an , o annenin halini görüpte ağlamayacak göz yoktu.
Aradan senler geçti şimdi o evde 2 yaşinda S03abiha adinda ve kisaca sabiş dedikleri bir kiz yaşiyor. Allah onlardan bir kiz aldi ve tipki ayni huylara ve şaşilacak kadar fiziksen özelliklere sahip bir kiz verdi.
Sabiha?nin annesinin bir sözü cani kizini anlatmaya yetiyordu ? benim kizim o küçücük yaşina gelene kadar yetişkin bir insanin hayati boyunca soracaği tüm sorulari sormuştu. Şimdi kizlarinin biri cennete biri yani başlarinda iki sininde adi ŞABiŞ
Nasil bir kültürel karakterde olduğumuzu , nelerden haz duyduğumuzu ve Avrupa birliğinin neden bu kadar zor koşullar ve reformlar getirdiğini anlamamak için, ya biraz aptal yada biraz kör olmak gerekiyor. Bu tür olaylarin günümüz Türk iyesinde yüzlerce sayabileceğimiz kötü örnekleri var. Biz silahi savunma amaçli değil gösteriş ve saldiri amaçli kullandikça bu ve bunun gibi gerçek hikayeleri yazmak zorunda kaliyoruz . umarim bu son olur.
Elma kurdu ve Fatih_han
Fatih_han545@hotmail.com
|
19/01/2008 Tarihinde Yazılmıştır.
|
|
|  |
|